Online Randevu Laboratuvar Sonuç

0850 466 01 00

7 / 24 Acil Servis

SAĞLIK REHBERİ

BASI YARALARI

07 Aralik 2018 145 Görüntülenme
BASI YARALARI

BASI YARALARI

 “Bası yarası”, “yatak yarası” ve “dekübit ülseri” terimleri sık sık ve birbirleri arasında değişerek; genellikle bir kemik çıkıntı üzerinde oluşan basınç sonucunda gelişen iskemik doku kaybını tanımlamak için kullanılırlar.

Bası yaraları; kronik hastalıkların bir sorunu gibi düşünülse de ülserlerin başlangıcı genellikle hastaların akut dönemine rastlar. Bunun nedeni akut hastalık sırasında dikkatlerin hastanın birincil sorununa yönelmesi ve ülser gelişme riskinin sıklıkla dikkate alınmamasıdır.

Bası yaralarının kliniği geniş bir yelpazeye sahip olup, yüzeysel cilt kaybından, altta yatan yağ, kas, kemik ve eklemlerin ilerleyici yıkımına kadar uzanım gösterir. Tedavi edilmeden ilerlemesine izin verilirse, sepsis gelişebilir ve ölümle sonuçlanabilir.

Uzun süre sırtüstü, yüzüstü veya yan yatma sonucunda basınç altında kalan bölgelerde oluşan yaralardır. Genellikle yaşlı hastalarda görülen durum yanı sıra eşlik ettiği nörolojik defektler, beslenme bozukluğu, immün sistemdeki yetersizlik, şuurun yerinde olmaması, idrar ve dışkı kontrol yetersizliği, eşlik eden yara iyileşmesini olumsuz etkileyen hastalıklar (diabetes mellitus gibi), kemoterapi tedavisi gibi uygulamalar, basit şekilde başlayan yaranın kısa zamanda derin enfekte ülserlere dönüşmesine ve hatta vücut içi boşluklara kadar ilerlemesine sebep olmaktadır.

Hastaların yüzde 70’den fazlası 70 yaşın üzerinde olup bu yara sebebiyle hastayı kaybetme riski yüksektir. Normalde herhangi bir yara 15- 20 gün içerisinde iyileşmesi gerekirken yara basıncının devam etmesi, ayni tarafa yatan hastada oluşan doku ödemi (dokunun kanlanmasını oldukça bozar) idrar ve dışkıdan bulaşan mikroorganizmalarla enfekte olması yarayı kronik ilerleyici duruma dönüştürmektedir.

Konu Hakkında Yorumlarınız Yorum yapmak için adınızı ve düşünclerinizi yazmanız yeterlidir.